| Tarih | 24.12.2025 |
| Birim | Nezahat Keleşoğlu Sağlık Bilimleri Fakültesi |
| SDG |
Fakültemiz Sosyal Hizmet Bölümü ile Sosyal Hizmet ve Etkileşim Topluluğu tarafından düzenlenen ve bölüm öğretim üyeleri Prof. Dr. Kübra KÜÇÜKŞEN ile Doç. Dr. Hasan Hüseyin TEKİN’in organizasyonunu üstlendiği “Sürdürülebilir Gelecek İçin Su: Koruma, Tasarruf ve Adil Erişim – Su Kuraklığı” başlıklı kolaj sergisi, susuzluk ve kuraklığın yalnızca çevresel bir sorun olmadığını; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve insani boyutları bulunan çok katmanlı bir kriz niteliği taşıdığını vurgulamıştır.
Su, yaşamın devamı için vazgeçilmez bir doğal kaynaktır. Günümüzde dünya genelinde milyonlarca insan temiz ve güvenli suya erişimden yoksundur. İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırarak su güvenliğini küresel bir kriz haline getirmiştir. Su güvenliği, iklim değişikliği, nüfus artışı, hızlı kentleşme ve çevresel bozulma gibi çok boyutlu küresel sorunların merkezinde yer almaktadır. Günümüzde temiz ve güvenli suya erişim, yalnızca çevresel bir mesele değil; aynı zamanda toplumsal adalet, insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma açısından temel bir gerekliliktir. Birleşmiş Milletler tarafından suya erişim temel bir insan hakkı olarak kabul edilmiştir. Sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında su, hem doğrudan hem de dolaylı biçimde pek çok alanla ilişkilidir. Sağlık, gıda güvenliği, enerji üretimi ve ekosistemlerin korunması, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine bağlıdır. Bu nedenle suyun niceliksel ve niteliksel olarak korunması, sürdürülebilirliğin temel ön koşullarından biridir. Yerüstü ve yeraltı sularının kirlenmesi, tarımsal kimyasallar, sanayi atıkları ve evsel atıklar nedeniyle ciddi bir sorun haline gelmiştir. Bu kirlilik, içme suyu kaynaklarını tehdit etmekte ve su arıtma maliyetlerini artırmaktadır. Doğal su kaynaklarının aşırı kullanımı ve kirlenmesi, ekolojik dengeyi bozmakta ve biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir. Bu durum, yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların yaşam hakkını da doğrudan etkilemektedir. Sürdürülebilirlik anlayışı, suyun kısa vadeli ekonomik çıkarlar doğrultusunda değil, uzun vadeli toplumsal fayda gözetilerek yönetilmesini gerektirir.
Sergide yer alan çalışmalar; giderek azalan su kaynaklarının yaşam üzerindeki etkilerini, kırılgan grupların maruz kaldığı eşitsizlikleri ve insan-doğa ilişkisinin yeniden düşünülmesi gerekliliğini görsel bir anlatımla ortaya koymuştur. Sergide; iklim değişikliğine, su kaynaklarının azalmasına dikkat çekilmiş, sürdürülebilir su yönetimi için tasarrufun önemi vurgulanmıştır.